📋 İçindekiler
- UYARI
- 1- Kedilerde Fip (Feline Infectious Peritonitis) Nedir?
- 2- Kedi Corona Virüsü Nasıl Kedilere Bulaşıyor?
- 3- Kedi Corona Virüsü Nasıl Fip'e Dönüşüyor?
- 4- Genetik, Stres ve Diğer Enfeksiyonlar Fip'te Nasıl Rol Oynar?
- NOT
- Kedilerde stres faktörleri arasında;
- 5- Corona Pozitif Olan Sağlıklı Kedimin Fip Olmasını Nasıl Engellerim?
- 1- Kedinin stresini en aza indirin
- 2- Beslenmeyi en üst düzeye çıkarın ve antioksidan verin
- 3- İyi kum kabı hijyeni ile kedinizin FCoV'ye maruziyetini en aza indirin
- 6- Hangi Kediler Fip Riski Altındadır?
- Kedi Üretimi Ve Fip İlişkisi
- 7- Fip Belirtileri Nelerdir?
- Islak (Effusive) Fip Belirtileri
- Kuru Fip Belirtileri
- 8- Kedilere Fip Teşhisi Nasıl Koyulur?
- UYARI
- 9- Fip Kediler Arasında Bulaşıcı Mıdır?
- KAYNAKÇA
Dr. Niels C. Pedersen
UYARI
Yazıya başlamadan önce de bir uyarı yapmak istiyorum; Ben bir veteriner hekim değilim, burada yazanların hiçbiri benim ürettiğim bilgiler/fikirlerim değildir. Yazan her şey veteriner hekimlerin kamu ile paylaştıkları bilgilerin sadece çevirileridir. Her paragrafın sonundaki numaranın, yazının altında KAYNAKÇA kısmında karşılığı vardır, oradan ana kaynağa erişebilirsiniz. Lütfen konu ile ilgili daha fazla bilgi almak için kendi veteriner hekiminize danışın. Kedinizde fip şüphesi varsa vakit kaybetmeden veteriner kliniğine muayeneye götürün.
Dr. Diane D. Addie
Şimdi soru cevap halinde konun ilk kısmını A'dan Z'ye ele alalım. Haydi Baş!
İnsidans kelimesi yazı boyunca kullanılacak;
İnsidans; "Belirli bir nüfusta belirli bir zaman dilimi içerisinde belirli bir hastalık veya hastalıkların yeni olgularının sayısını ifade etmektedir."
FcoV: Kedi korona virüsü
FipV: Fip virüsü
1- Kedilerde Fip (Feline Infectious Peritonitis) Nedir?
Kedi enfeksiyöz peritoniti yani FİP, kedi koronavirüsü (FCoV) adı verilen bir virüsün belirli türlerinin neden olduğu viral bir kedi hastalığıdır. FIP neredeyse % 100 ölümcüldür ve iyi bir korunma yöntemi yoktur. Fip ilk enfeksiyondan haftalar, aylar hatta nadiren yıllar sonra bile ortaya çıkabilir. (1)
Kedi, koronavirüs (FCoV) enfeksiyonuna uygunsuz tepki verdiğinde Fip ortaya çıkar. Çoğu kedi sadece enfekte olur. Bir veya iki ay boyunca FCoV döker, bir bağışıklık tepkisi kurar, virüsü ortadan kaldırır ve sonsuza dek mutlu yaşar. Bununla birlikte, henüz tam olarak anlamadığımız nedenlerden dolayı, bazı kediler FCoV enfeksiyonunu temizlemek yerine, Fip geliştirir. (6)
Fip adı biraz yanıltıcıdır; FIP peritonun iltihabı değildir (karın içi zarı),bir vaskülittir (kan damarlarının iltihabı). Kedinin geliştirdiği klinik bulgular, hangi kan damarlarının hasar gördüğüne ve hasarlı kan damarlarının hangi organlara verildiğine bağlıdır.(6)
2- Kedi Corona Virüsü Nasıl Kedilere Bulaşıyor?
FCoV (kedi koronası), neredeyse karşılaştığı tüm kedileri enfekte eden çok bulaşıcı bir virüstür. En önemli enfeksiyon kaynağı, enfekte olmuş kedilerin dışkısıdır ve enfekte olmayan kediler, enfekte olmuş kedilerle aynı kum kaplarını paylaşarak enfekte olurlar. İkinci ana enfeksiyon yolu, enfekte olmamış kedilerin, insanların ayakkabılarından veya kıyafetlerinden, ellerinden, kum küreklerinden vs. küçük enfekte dışkı parçacıklarına istemeden maruz kalmasıdır. Enfekte olan kedi, muhtemelen yalanırken veya dışkı parçacıkları mamalarına temas ettiğinde virüsü yutar.(5)
FCoV bazen enfeksiyonun erken döneminde tükürükten dökülür. Bu nedenle yemek kaplarını paylaşmak veya hapşırılmış damlacıkları solumak enfeksiyonun oluşmasına neden olabilir. Örneğin enfekte kedilerle, karşılıklı taranmayla yakın temas, nadiren enfeksiyonla sonuçlanabilir.
Kedi koronavirüsü, neredeyse hiç plesantadan doğmamış yavru kediye geçmez. Enfekte olan yavru kedilerin çoğu, annelerinin sütünden aldıkları koruyucu antikor azaldıktan sonra, genellikle 5-7 haftalık olduklarında enfekte olurlar.
3- Kedi Corona Virüsü Nasıl Fip'e Dönüşüyor?
Fip, kediler arasında her yerde bulunan bir virüs olan, FCoV'ün (corona) mutasyonundan kaynaklanır. FCoV'nin FIPV'e mutasyonu yaygın olsa da, şanslıyız ki bu mutant virüse maruz kalan kedilerin sadece küçük bir yüzdesinin Fip hastası olur. (1)
FCoV (corona) sürekli mutasyona uğrar ve virüsün çeşitli genetik formları aynı anda aynı hayvanda bir arada bulunabilir. Bu mutasyonların çoğu virüsün davranışı üzerinde çok az etkiye sahiptir ve sadece virüsün kaynaklandığı bölgeyi genetik olarak yansıtmaya hizmet eder. Bununla birlikte, bazıları virüsün biyolojik davranışı üzerinde belirgin bir etkiye sahiptir. Bir çalışma, FCoV ile enfekte olan yavruların %20'sinin bir FIP mutantı üreteceğini göstermiştir. Tabii ki, mutantların sadece bir kısmı, konakçı direnç faktörlerine (genetik veya genetik olmayan) bağlı olarak FIP üretmeye devam edecektir. (1)
4- Genetik, Stres ve Diğer Enfeksiyonlar Fip'te Nasıl Rol Oynar?
Fip, herhangi bir cinse/ırka özgü bir hastalık değildir, ancak ırkların içindeki belirli soyları takip eder. Genetik, insidansın yaklaşık %50'sini oluşturur. Diğer yarısı çevresel faktörlerden etkilenir. (1)
Kedinin ilk olarak hangi yaşta FCoV'e maruz kaldığı, Fip'ten ölüp ölmeyeceği konusunda son derece önemli bir rol oynar. Yavru kediler genellikle, 9-10 haftalıkken FCoV yaymaya başlar, bu da FCoV'e maruziyetlerinin birkaç gün - bir hafta öncesinde olduğu anlamına gelir. Yavru kedilerin bağışıklık sistemi 6-16 haftalık bir süre içinde hızla olgunlaşır. Bu nedenle, çoğu kedinin Fip'e neden olan mutantlara ilk maruz kalması, bağışıklık sistemlerinin hala geliştiği bir sürede ortaya çıkar. Bu gelişme eksikliği, bir FIPV mutantının vücutta güçlü bir dayanak kazanma olasılığını artırır. Yaş hem bir duyarlalık hem de direnç göstergesi olabilir. Fip, 3-5 yaş üstü kedilerde nadiren görülür ve çoğu vaka 16 aylıktan önce ortaya çıkar. (1)
1970'lerde, FeLV (kedi lösemi) testleri kullanıma sunulduğunda, Fip'li tüm kedilerin üçte biri ila yarısının da FeLV pozitif olduğunu keşfettik. Daha sonraki deneylerde, Fip virüsü enfeksiyonuna direnen kedilerin FeLV ile enfekte olduktan kısa bir süre sonra FIP hastalığı geliştirdiğini gördük. Bu, FeLV enfeksiyonunun, bir şekilde FIPV'ye karşı devam eden bağışıklığa müdahale ettiği anlamına geliyordu. (1) Felv'in kediler için büyük bir enfeksiyon olarak ortadan kaldırılmasıyla, özellikle FeLV kontrol programlarının yürürlükte olduğu catteryler (üretim evleri) ve barınaklar arasında artık bu kadar güçlü bir ilişki görmüyoruz. Günümüzde FIP'Lİ kedilerin çoğu, birkaç evcil hayvan kedisi hariç, FeLV ile enfekte değildir.(1)
NOT
Paragrafın devamını gri renkli yaptım çünkü yazılanların Türkiye için geçerli olduğunu düşünmüyorum. Dr.Pederson Amerika'da yaşıyor ve orada sokak kedisi denilen bir şey neredeyse yok, bütün cattery'ler lisanslı. Türkiye'de ise akıl almaz bir sokak kedisi popülasyonu var. Ayrıca eline 2 3 cins kedi geçiren evde kedi üretimi yapıyor. Türkiye'de FeLV (kedi lösemisi) kontrol altına alınabilmiş değil. Lösemi aşısı zorunlu aşı değil, Türkiye'de de yapılması sıklıkla tartışılıyor. Birçok kedi sahibi bu konuda tereddütlü ancak çoğumuzun kedilerinin corona+ olduğunu düşünürsek, lösemi aşısını tekrar düşünmek gerekebilir. Belki kediniz şu an Fipv'yi başarılı bir şekilde baskılıyor ama lösemi virüsüne maruz kalırsa belki artık bunu yapamayacak. Bu durumda aşı yaptırma/yaptırmama kararı verirken bunu da terazinin kefesine eklemek lazım. (Bu paragraf benim yorumum)Kedileri strese sokan herhangi bir şey bağışıklığı azaltabilir ve ayrıca FIPV'nin vücutta yerleşme olasılığını artırabilir. Stres, başarılı bir şekilde baskılanan bir FIPV'nin aktif olmasına da izin verebilir. Stres, kedinin virüse maruz kaldığı süre içinde veya kısa bir süre sonra ortaya çıkarsa, etkisi daha da güçlüdür.
Kedilerde stres faktörleri arasında;
- aşırı kalabalık
- sütten kesme
- kısırlaştırma
- diğer enfeksiyonlar
- yeni ve yabancı bir eve yerleştirilmek
- eve yeni kedilerin gelmesi
- terk edilmek
- başkalarına sahiplendirilmek
- hamilelik, doğum ve emzirme stresleri sayılabilir. (1)
Kısırlaştırma burada cerrahi bir operasyon olduğu için var. Cerrahi operasyonlar stres faktörü olabilir. Yıllardır hayvan davranış bilimi üzerine çalışan Prof Dr. Ebru Yalçın'ın röportajımızda dediği gibi ''kedilerin hormonlarla baş etmeye çalışmaları oldukça zor ve stresli'' Eğer kısırlaştırmazsanız sürekli olarak bu stresi yaşayacak. Hamilelik, doğum ve emzirme zaten üç büyük stres faktörü, dolayısıyla burada makul tercih kısırlaştırma olarak görünüyor. (burası benim yorumum)Kedi herpes virüsü ve diğer yaygın üst solunum yolu patojenlerinin neden olduğu hastalıklar, catterylerin (üretim evleri) veya barınma streslerinin iyi birer göstergeleridir. Bir cattery veya barınak bu üst solunum yolu enfeksiyonları ile ilgili çok fazla sorun yaşıyorsa, FIP ile de problemleri olacaktır (özellikle genetik de elverişsizse). Örneğin, SPCA bölgesinde, sahiplendirilen yavrularda büyük bir FIP sorunu vardı. Yavru kedi mevsimiydi ve tesis kedilerle doluydu ve evlat edinmeyi beklerken daha uzun süre kalmak zorunda kaldılar. Ayrıca çok fazla üst solunum yolu hastalığı vardı. Kedilerin alımını sınırladıktan sonra aşırı kalabalık ortadan kaldırıldı ve kediler daha kısa kaldıktan sonra sahiplendirildi. FIP problemi, solunum yolu enfeksiyonları gibi ihmal edilebilir seviyelere düştü.(1)
5- Corona Pozitif Olan Sağlıklı Kedimin Fip Olmasını Nasıl Engellerim?
Feline Corona Virüsü ile enfekte olan her 10 kediden yaklaşık 1'i Fip geliştirir. Çoğu zaman, bir kedi Fip'ten öldükten sonra, evde enfekte olduğu bilinen ancak tamamen sağlıklı olan ikinci bir kedi bulunur. Şu anda FCoV ile enfekte olmuş bir kedinin Fip geliştirmesini engelleyebilecek hiçbir ilaç bulunmamaktadır, ancak kedilerimizin enfeksiyonla başa çıkmasına yardımcı olabileceğimiz birkaç başka yol vardır: (4)
- Kedinin stresini en aza indirin
- Beslenmeyi en üst düzeye çıkarın ve antioksidan verin
- İyi kum kabı hijyeni ile kedinizin FCoV'ye maruz kalmasını en aza indirin
1- Kedinin stresini en aza indirin
Fip hastası olan kedilerin çoğunun Fip olmadan önce stres yaşadığı tespit edilmiştir. Islak (effusive) Fip'li kediler genellikle fip geliştirmeden 2-4 hafta önce stres yaşarlar, kuru (effusive olmayan) Fip'li kediler hastalanmadan bir yıla kadar stres yaşarlar. Bu nedenle, mümkünse corona pozitif olan kedileri strese sokmamak akıllıca olacaktır.(4)
(Stres faktörü olabilecek şeyler yukarıdaki soru cevabında verilmişti, burada aynı şekilde yazılmış, yinelemiyorum)
2- Beslenmeyi en üst düzeye çıkarın ve antioksidan verin
Kedileri sadece bir tür gıda ile genellikle bir kuru mama ile beslemek moda olsa da bence kedilerin ihtiyaç duydukları tüm vitaminleri, minarelleri ve proteinleri alması ayrıca mamanın yanlışlıkla bazı kontemine edici içerikler içermesi durumunda kedinin bundan daha az etkilenmesi için çok çeşitli yiyecekler içeren bir diyetle beslenmesi gerekmektedir. Mamanın kontamine edici içerikler içermesi nadiren olmasına rağmen bazen olur.(4) Ticari hazır mamalar, ev yapımı yiyeceklerden daha dengeli olurlar, ancak neden tüm yumurtalarınızı bir sepete koyuyorsunuz? Bir hafta boyunca 3 veya 4 farklı kuru mama ve 8- 9 farklı ıslak mama öneriyorum.(4) A, C ve E vitaminleri ve çinko gibi antioksidanlar muhtemelen anti-viral ve/veya bağışıklık uyarıcı aktivitelere sahiptir. İki nedenden ötürü kedide A vitamini kullanırken dikkatli olunmalıdır: ilk önce kedi beta-karoten formlarını (yani bitki besinlerinde bulunanları) iyi absorbe edemez veya dönüştüremez. Bu nedenle, karaciğer veya balık yağı(halibut veya morina balığı) formunda olanlar kullanılmalıdır. İkincisi, A vitamini 6 haftadan fazla kullanılmamalıdır. Hipervitaminoz A ve aşırı kemik birikimi riski vardır. C ve E vitaminleri daha uzun süre verilebilir, ancak C vitamini idrarı daha asidik hale getirir ve kediyi bazı alt idrar yolu problemlerine (örn. Sistit) yatkın hale getirebilir (Veteriner hekimler için not: uzun vadede verilen C vitamini, kalsiyum oksalat kristalleri).(4) Dozlar: A vitamini: 6 haftadan daha kısa süreyle 200-400 i.u./kg/gün C vitamini: 125mg / kedi /günde 2 kere E vitamini: 25-75 i.u./kedi /günde 2 kere çinko: 7-10mg / kedi / günde 1 kere FCoV'ye maruz kalan kedilerin ilk yıl Fip geliştirme olasılığının en yüksek olduğunu unutmayın, bu nedenle kediniz bir yıldan uzun süredir FCoV antikorlarına sahipse, artık FIP geliştirmesi olası değildir. FCoV'ye maruz kaldıktan sonra birkaç aydan fazla süreyle antioksidan kullanmaya devam etmeye gerek yoktur, gerçekten, bunu yapmak riskli olabilir.(4)Lütfen kedinizi muayene eden veteriner hekime danışmadan kedilerinize hiçbir vitamin ya da takviye vermeyin. Bunların kontrolsüz olarak yapılmasının zararının olma ihtimali çok yüksektir. (Burası benim notum)
3- İyi kum kabı hijyeni ile kedinizin FCoV'ye maruziyetini en aza indirin
Kediniz bir kum kabı kullanıyorsa, mümkün olduğunca sık temizlendiğinden emin olun. Her kedi veya her kum kabı için özel kürekler kullanın. Daha da iyisi mümkünse, kedinin dışarıya tuvalete gitmesine izin verin (bunun çok fazla trafiğin olduğu yerlerde her zaman mümkün olmadığının veya istenmediğinin farkındayım). Eğer birkaç kediniz varsa her kedi için yeterince kum kabı olduğundan emin olun. tercihen her kedi için ayrı kapalı bir kum kabı hatta mümkünse otomatik kendini temizleyen kum kabı. Kum kaplarını yiyecek alanlarından uzağa yerleştirin, böylece mikroskobik dışkı parçacıkları kedi mamasına karışmaz. Evin etrafındaki mikroskobik dışkı parçacıkların yayılmasını en aza indirmek için Fuller's Earth dağılmayan kedi kumu (kum markası vermiş) kullanın. Haftada bir veya iki kez, kum kabınızı çamaşır suyu (sodyum hipoklorit) ile temizleyin. Eve yayılan kirlenmiş kedi kumu parçacıklarının sayısını azaltmak için evi mümkün olduğunca sık süpürün.(4)
6- Hangi Kediler Fip Riski Altındadır?
Her yaştaki kedi Fip olabilir ancak genellikle 3 yaş altındaki kedilerde görülür, özellikle 4 - 16 aylık kedilerde. (2) Fip yaygınlıkla, catterylerde (kedi üretimi yapılan yerler) safkan kedilerde, barınaklarda, kedi kurtarma merkezlerinde ve yoğun kedi popülasyonunun olduğu, serbest dolaşan kedi gruplarında görülür. (3)Kedi Üretimi Ve Fip İlişkisi
Fip, hem cins kedileri hem de kırma/tekir kedileri etkiler ancak hastalık genellikle yavru kedilerle başlar. Dolayısıyla kedi üretimi ile ilişkilidir. Fip özellikle aşırı kalabalıktan kaynaklanan uygunsuz bakım koşulları (barınaklar, çok fazla kedi barındıran evler) sebebiyle artmaktadır. Ayrıca genetik yatkınlığın Fip geliştirme riskinin %50 veya daha fazlasını oluşturabileceğini biliyoruz. Fip, tüm ırklarda meydana gelse de belirli çiftleştirmeler, sonunda Fip'ten ölecek kediler üretmeye daha yatkındır. Bu genetik faktörler büyük olasılıkla, ırk üretimi için yapılan akraba çiftleştirmelerinin bir sonucudur. Bu nedenle kedi üretimi yapılan evler en büyük risk altındadır çünkü üç ana risk faktörüne sahiptir ; yavru kedi üretimi, yoğun barınma, genetik duyarlılık. (1)
Kedi üretim evlerinde, bir kedinin beş yıllık bir süre içinde en az bir Fip salgınına maruz kalma olasılığı çok yüksektir ve kedilerde ölüm oranı genel popülasyondakinden 5-10 kat daha fazla olabilir. Barınaklar ise ikinci en büyük riske sahiptir. En büyük insidans, aşırı kalabalık ve uzun süreli konaklamalar sırasında kabul edilen yavru kediler arasındadır. Barınaklardaki yavru kediler, genellikle kırmadır. Çoğunun genleri vahşi kedi havuzundan gelir. Bu nedenle bu yavrularda, bakım koşulları genetik faktörlerden daha önemlidir. Bakım koşulları mevsimsel yavru kedi artışından büyük ölçüde etkilenir. (1)
Wow wow wow, bilmiyordum. Korkulu rüyamız Fip illetinden kurtulmanın yolu, cins üretimini durdurmak ve sokak kedilerini kısırlaştırıp aşırı popülasyonunun önüne geçmekmiş....
7- Fip Belirtileri Nelerdir?
Fip'in belirtileri haftalar, aylar ve nadir durumlarda ilk enfeksiyondan yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu pasif aşamada, kedi asemptomatik olabilir ya da büyüme geriliği, diğer yaygın enfeksiyonlara karşı artan duyarlılık gibi belirsiz belirtiler gösterebilir.(1)
Birçok yetiştirici ve hatta klinisyen, Fip'in erken evrelerinde üst solunum yolu hastalığı belirtilerine neden olabileceğine inanmaktadır. Bu teknik olarak doğru değildir, çünkü üst solunum yolu hastalığına genellikle herpesvirüs, klamidofilla, mikoplazma vb.neden olur, doğrudan FIPV tarafından değil. Zamanla, birçok kedi bu enfeksiyonla savaşlarını kazanırken, diğerleri kaybeder.(1)
Bununla birlikte, “savaşı kaybetmek” durumu çok uzun bir süre boyunca olabilir; sadece ölümcül olarak, kedinin savunması çöktüğünde, Fip'in daha karakteristik belirtileri gelişir. Virüse karşı bu teslimiyet, Fip'li kedilerin neden nadiren iyileştiğini açıklar, çünkü bağışıklık kaybının tersine çevrilmesi son derece zordur.(1)
Klinik Fip vakaları geliştiren kediler başlangıçta iştah kaybı, depresyon, sert tüyler, kilo kaybı, antibiyotiğe karşı dirençli ateş ve ikincil enfeksiyonlara (solunum yolu hastalığı vs) karşı artan duyarlılık gibi spesifik olmayan (fipe özel olmayan) semptomlar gösterebilir. Fip'in daha spesifik belirtileri, hastalığın şekline (ıslak ve kuru) ve ilgili organlara bağlı olarak değişir.(1)
Islak (Effusive) Fip Belirtileri
Hastalığın en yaygın şekli “ISLAK FİP" olarak adlandırılır. Islak Fip, abdominal (karın) iç organların astarlarının ve daha az sıklıkla torasik organların (kalp, aortun bir bölümü, timus ve akciğerler) iltihaplanmasından kaynaklanır. Bu iltihap, karakteristik müsinöz (sümüksü yapıda), sarı renkli bir sıvının büyük hacimlerini yayar. (1) Bu nedenle, ıslak fip formundaki ana klinik işaret, assit (karında çok miktarda sıvı)ve abdominal distansiyon (abdominal tutulum) veya dypnea'dır (torasik tutulum). (tutulum; hastalığı o kısımları etkilemesi)(1)Göğüs kafesindeki kan damarları hasar gördüğünde (toraksik form ıslak fip), sıvı göğse sızarak akciğerlerin genişleme kabiliyetini bozar ve kedi nefes almakta güçlük çeker. (6) Dr Greg Martinez bunu göstermek için iyi bir YouTube videosu hazırlamış;
https://www.youtube.com/watch?v=MrvoAlw3LxUKuru Fip Belirtileri
Fip ayrıca “KURU FİP " olarak adlandırılan daha kronik bir form alabilir. Kuru Fip, adından da anlaşılacağı üzre karın veya göğüste sıvı birikmeleri ile ilişkili değildir. Daha çok böbreklerde, dalakta, karaciğerde ve terminal bağırsakta, gözlerde ve akciğerler ile kalbin iç yüzeylerinde, merkezi sinir sisteminde daha lokalize kitleler ile ilişkilidir. Üveit (göz içi iltihabı) gözleri etkileyebilir, bulanık görünmelerine ve irisin rengini değiştirmelerine neden olabilir. Enflamasyon beyne girebilir ve omurilik ve ilerleyici nörolojik anormalliklerin bir spektrumuna neden olabilir. Fip, 3-5 yaşın altındaki kedilerde inflamatuar göz içi ve sinir sistemi hastalıklarının yarısından fazlasını oluşturur. Geçmişte hesaba katılmayan bir şey olsa da, şimdi Fip'in son aşamalarındaki kedilerin genellikle ciddi şekilde bağışıklık sistemi baskılanmış olduğunu biliyoruz. (1)Kuru Fip'li birçok kedi sarılık olur, göz kapağının içine baktığınızda sarı görünür. Kedinin burnu soluksa, sarı göründüğünü fark edebilirsiniz. Kuru Fip'li birçok kedinin gözlerinde işaretler olur. Genellikle iris (göz bebeğinin etrafındaki renkli kısım) renk değiştirir, bazı kısımları kahverengi görünebilir (fotoğraflara bakın). Göz içinde kanama da olabilir.(6)
via. Dr. Addie - üveit
Kuru Fip'li kedilerin yaklaşık %12'si nörolojik belirtiler geliştirir: genellikle ataksik olurlar (yürürken titrer ve düşerler), baş titremeleri, nöbetler olabilir, gözleri odaklanamayabilir. Bununla birlikte, tüm bu klinik bulgular diğer, bazen tedavi edilebilir farklı durumlardan kaynaklanabilir, bu nedenle doğru tanı çok önemlidir.(6)
8- Kedilere Fip Teşhisi Nasıl Koyulur?
Fip teşhisi koymak, genç kedilere olan yakınlığı, üretim evlerinde ve barınaklarda olma yüksekliği, tipik fiziksel ve tarihsel bulguları, çok sayıda karakteristik laboratuvar anormalliği göz önüne alındığında nispeten basit olmalıdır. Bununla birlikte, bir şekilde birçok veteriner hekim için en zor teşhislerden biri olmaya devam etmektedir. Gerçek şu ki, veteriner hekimler fip'i teşhis listelerinin üst kısımlarına ya da başına yerleştirmede çok az sorun yaşıyorlar. Ancak tanılarını doğrulamada büyük zorluklar yaşıyorlar ve hatta isteksizler. Bunun nedeni muhtemelen Fip'in bir ölüm cezası olarak görülmesi ve kesin bir kanıt olmadan böyle bir ceza vermeye isteksiz olmamızdır. (1)
Kesin bir test sonucu karar vermeye yardımcı olsa da belirli bir tanı, basit kesin bir test sonucu yerine kümülatif oranlara dayanabilir. Barınaktan ya da üretim evinden gelen genç bir kedide, kronik üveit ve/veya nörolojik belirtiler, yüksek serum proteinleri, hiperglobulinemi ve hipoalbüminemi, antibiyotiğe yanıt vermeyen ateş, lenfopeni ile lökositoz ve kronik hastalık anemisi varsa, sadece oranlara bağlı olarak KURU FİP'ten başka bir hastalığa sahip olamaz. Benzer şekilde, benzer geçmişi ve laboratuvar bulguları olan, ancak sarı renkli müsinöz, inflamatuar assitleri (karın içinde sıvıları) olan bir kedinin ISLAK FİP dışında herhangi bir hastalığa sahip olma olasılığı çok düşüktür. İlginçtir ki, bir üretici veya bakıcı genellikle en basit gözlemlere ve sezgilere dayanarak doğru tanıya işaret eden kişi olur. (1)
UYARI
Yine bir not yazmak istiyorum. Fip veya farklı bir hastalık teşhisi, sadece veteriner hekimler tarafından koyulabilir. Eğer kedinizin herhangi bir hastalığı olduğunu düşünüyorsanız, vakit kaybetmeden kedinizi veteriner kliniğine muayeneye götürün. Veteriner hekiminizin önerdiği testleri, tahlilleri yaptırın. Beni okuyan veteriner hekimler olduğunu da bildiğim için, buraya Dr. Addie'nin veteriner hekimler için oluşturduğu Fip teşhis şemasının linki bırakıyorum. Ayrıca Dr. Addie veteriner hekimler için bir de ''Kuru fip mi, değil mi?'' örnek teşhis videosu eklemiş. Onu da buraya linkledim. (Bir hasta sahibi olarak bu videoyu izleyerek kedinize teşhis koyamazsınız, lütfen bir veteriner hekim desteği alın.)9- Fip Kediler Arasında Bulaşıcı Mıdır?
Fipli kediler, temas ettikleri kedilere ''çok bulaştırıcı'' görünmüyor. Bu durum, esas olarak klinik gözlemlere dayanmasına rağmen, laboratuvar çalışmaları ile de doğrulanmıştır. Deneysel ortamlarda temas iletimini gözlemlemedik. Ayrıca, kediden kediye fip iletiminde gen mutasyonunda genetik olarak aynı olacağını ima eder. Daha önce de belirttiğim gibi, bunu henüz gözlemlemedik. Bununla birlikte, şimdi Fip virüsünün, Fip'li çoğu kedinin dışkısında mevcut olduğunu biliyoruz, bu nedenle çok nadir olmasına rağmen kediden kediye fip bulaşması teorik olarak mümkündür. (1)
Başta da dediğim gibi bu konu çok uzun bir konu. Diğer soruların da cevaplarını araştırıp kaynaklarıyla birlikte yazacağım. Bu yazı için de günlerce uğraştım, aşağıya bir ''eferin fatti'' diye yorum bırakmanız, beni mutlu edecek, çalışma azmi ile dolup taşmamı sağlayacaktır!
Özellikle yer vermemi istediğiniz soruları yorum olarak yazabilirsiniz.
Benim için çok faydalı bir araştırma oldu, umarım sizin için de öyle olmuştur.
Şimdilik kediyle kalın,
Mutlu bir kediyle!

Orada yanlış anlaşılma olmuş.
Lösemi aşısı öncesinde de lösemi testi yapılıyor, corona testi isterseniz yapılır ancak corona+ olması da fipv taşıdığı anlamına gelmiyor.
İngilizce çevirinin hele ki böyle bilimsel çevirilerin ne kadar zor olduğunu biliyorum ve ingilizce bilmeyenler için sağladığın bu hizmetin hakkı ödenmez.
Yazına gelince devamını sabırsızlıkla beklediğim bir seri olacak.
Umarım bu virüsten kurtulmanın daha kısa ve iflas ettirmeyen yolları bulunur.
''Yaş hem bir duyarlalık hem de direnç göstergesi olabilir. Fip, 3-5 yaş üstü kedilerde nadiren görülür ve çoğu vaka 16 aylıktan önce ortaya çıkar. '' demiş Dr. Pederson da, Dr. Addie de benzer bir cümle kullanmıştı.
Dolayısıyla yaş arttıkça korkuların azalması makul gibi geliyor bana.
Fotoğraf teklifiniz için de çok teşekkürler!
Bağışıklık ve fip konusunda da ''Fip'in son aşamalarındaki kedilerin genellikle ciddi şekilde bağışıklık sistemi baskılanmış olduğunu biliyoruz.'' demiş Pederson. Ayrıca stres de bağışıklığı düşürdüğü için zaten Fip tetikleyicisi görülüyor.
2019 Mayıs - Kedim Minnoş (yaş 4) ara sıra hapşuruyor ve gözüme biraz halsiz geliyor. Ankara Vet. Fak.'ne gidiyoruz. Üşütmüş deniyor, beyaz küresi düşük çıkıyor ve antibiyotik veriliyor. 1 hafta kullanıp kontrole gidiyoruz. Geçmiş. Hayatımıza devam ediyoruz.
2019 Ekim - Minnoş yine hapşuruyor. Yine fakülteye gidiyoruz. Yine üşütmüş. Bağışıklığı düşük, Bricanyl şurup, karaciğer yağlanması sebebi ile Hills Sterilized mamaya geçiş, Immune 44, Kaleidon damla, bibac d3 ve proplan fortiflora 1 er hafta kullan yine gel deniyor. Gidiyoruz, üşütme geçmiş ama beyaz küre yine biraz düşük. Biraz alerjik, mevsim geçişlerinde probiyotiklerle destekle deniyor.
2020 Ekim - Bir süredir Minnoş'u (5 yaş) tartmadığımı farkediyorum. Normalde 4.300 kg civarı olan kedi (dişi,kısır ve hımbıl) 3.600 kg. çıkıyor. Bana inmeler iniyor. Mahallemize bulunan sadece iç-dış parazite gittiğimiz pek de güvenmediğimiz veterinere koşuyoruz. Bir şeyi yoktur hepimi kilo alır veririz sadece 700 gr. diyor ve ben kafayı yiyorum. Zira hayvan vücut ağırlığının yaklaşık %20 sini kaybetmiş. Ben aynı kiloyu kaybetsem ayakta duramam. Bir daha iç-dış parazite bile gitmemek üzere veterinerden çıkıyoruz.
Kasım 2020 - Yine fakülteye gidiyoruz. Hekim elle muayene ediyor, görünen bir şey yok ama kilo kaybı ciddi durumda, biraz maliyetli (300TL) ancak ilk başta FİP seçeneğini elemek istiyorum zira eğer FİP varsa ve bilmiyorsak diğer tüm tedaviler daha kötü sonuçlara yol açar diyor. Tabi hemen yaptırıyoruz ve eve dönüyoruz. FİP testi dışında hiçbir kan testi yapılmıyor.
2 gün sonra sonuç almak için gidiyoruz. Hekim FİP diyor, hayatımız yıkılıyor.
"Kedi FİP Antikor Titresi - S5 Yüksek Pozitif Reaksiyon
Kedi FeLV +FİV Antikoru - Negatif"
Elimizdeki tek belge bu.
İyi bakım, probiyotik takviyesi, mama değişikliği (steril olmayan mamaya geçiş) öneriyor. 1 ay sonra tekrar kontrole çağırıyor ancak hala genelde bakılan albumin ve globulin bakılmıyor. Hemen başka bir veterinere gidiyoruz (FİP konusunda uzmanlığı olup olmadığına bakmak aklımıza gelmiyor). Kedimizi gayet sağlıklı buluyor, kan almaya bile gerek yok diyor ancak ne olur ne olmaz diyerek röntgen bakıyor. Herhangi bir sıvı birikimi yok, canınızı sıkmayın bu kedi FİP değil, corona pozitif diyor. Biraz içimiz rahatlıyor.
Şubat 2021- Probiyotikleri kullanıp tekrar fakülteye gidiyoruz ancak sürekli gidip gelerek kedimizi strese sokmaktan çok rahatsızız. Kedimizin kilosu sabit 3.700-3.800 kg arasında, keyfi ve iştahı yerinde. Bu sefer kan tahlili yapılıyor, Biyokimya ve Hematolojik. Yine beyaz küre düşük, ve yine albumin ve globulin bakılmıyor. 2 hafta probiyotik kullanın ve yine gelin diyince asabımız bozuluyor. Minnoşu başka bir gün daha dışarı çıkma stresine sokmamak için bir süredir takip ettiğimiz FİP'li kedilere bakan, GS-... ilaç tedavisi yapan veterineri darlayarak hemen dönerken araya sıkışıp randevu alıyoruz.
Genel muayene sonrası bu kedi %99 FİP değil aksine çok sağlıklı ve kilosu da yerinde, ama sizin içinizi rahatlatmak için tek bir kan testi yapıcam diyor. Ve sonunda kedimizin ALB- 2.9, GLOB-5,1, ALB/GLOB-0,6 değerini öğreniyoruz. Değeri normal, FİP değil, merak edecek bir şey yok, siz iyi bakmaya devam edin diyor.
Kafamdaki cevaplanamayan sorular
1- Kedim FİP mi değil mi?
2- Kedim Corona mı değil mi?
3- Kilo kaybının sebebi Proplandan Hills'e geçiş olabilir mi? (Başka hiçbir stres unsuru yok)
4- Ben kedimi aylarca boşuna mı hastanelerde yordum?
5- Fakültede yapılan test ne anlama geliyor?
6- Her miyavlamasından anlam çıkararak adım adım kafayı yemeye devam mı etmeliyim?
Buraya kadar okuyan varsa, benzer tecrübesi varsa paylaşırsa çok sevinirim. Aylardır evimizden cenaze çıkmış gibi. Hayvanı derin uykusundan öldü mü diye panikle uyandırmak beni artık çok üzüyor.
benim sormak istediğim, stres faktörleriyle ilgili.. kedim 5 aydır benimle ve genelde biraz “hırçın” denilebilecek bir yapısı var, günün belirli saatlerinde de bana karşı saldırma davranışları da oluyor. kısaca biraz stres altında olduğunu düşünüyorum, elimden geldiğince oynamaya çalışıyorum.. bunun için evde 2 kedi iyi olabilir diye duymuştum ( beraber oynarlar, belki daha az sıkılırlar vs) ama korona olduğundan bulaşma olmasın diye başka kedi de getiremiyorum eve. daha önce yazdıysanız kaçırmış olabilirim ama, bu stres durumlarıyla ilgili ne yapabiliriz daha çok bilgilenmeye ihtiyacım var sanırım.. teşekkürler sevgiler
Ancak 5 aylık yavru bir kedi hareketli olur, kedice hareketleri bazen ''saldırganlık'' olarak yanlış adlandırılabiliyor. Yine de gözlemlerinizi bir davranış uzmanına danışmanızı öneririm.
Çok seviyorum blogunu. Hele ki benim gibi acemi analar daha çok şey öğrenecek senden 🙏 (imza: huylu 😂)
Benim kedim de corona pozitif, titresi 4. (FCoV testi pozitif çıkınca kedileri direkt Fip olarak tanımlayan ve çocuğun ailesini bu denli telaşlandıran kişileri anlamıyorum, anlamayacağım) 2,5 aylıkken öğrendiğimizden beri yaptığımız tek şey iç-dış parazit iğnesi/damlası, 1 hafta boyunca interferon vermek, sonra 1 hafta ara vermece, sonra yine 1 hafta interferon vs. şeklinde 4 senedir de devam ediyor, Artı olarak fortiflora ve düzgün mama. Bu tabiki benim veterinerin tavsiyesiydi, tabiki herkesin tedavi şekli farklı.
1 sene dolmadan galiba Herpes ve Calicivirüs de geçirdi, VetImmune'un PI (Polyprenyl Immunostimulant) denilen ilacını kullandık herpes için, ve aşırı iyi geldi. Web sitesinde dediklerine göre Herpes ve Fip (galiba kuru form) için kullanılıyormuş, herpesi deneyimledim ama Fip konusunu bilemiyorum, araştırmak lazım:/
benim sorum şu yurt dışına gönderilen genetik testler vs oluyor, acaba bu fipi taşıyıp taşımadığına dair de yurt dışına test için gönderebileceğimiz bir seçenek var mı?
Küçüklüğünden beri diş eti problemi olan kedimi bugün kontrole götürdüm ve veterinerimiz sadece tartarlı dişlerinde olan kızarıklığın tüm diş etlerine yayıldığını söyleyerek 3lü test yapmak istedi. Corona +çıktı. Bize 1 ay önce calicivirüs ya da herpes (hafif atlattığı için tam teşhis edilemedi) geçirmiş bir kedi geldi. Wc ne kadar engellemeye calışsam da birbirlerinin kaplarını kullandılar. Acaba ondan geçmiş olma ihtimali var mı sizce? Ama onda da hiçbir belirti olmadı, çok mekan değiştirdi, kızgınlığa girdi ve sahibinden ayrılarak bize yerleşti. Ama fcov+ e dair hiçbir belirtisi olmadı.
Lösemi virüsüyle ilgili yazdığınız kısım dikkatimi çekti. Benim kedim 13 aylık ve 2 ay önce lösemi aşısı oldu. Virüse maruz kalması fip çevirme ihtimalini arttırır olarak anladım. Biz aşılarımızı halsizlik bile geçirmeden atlattık. Bu da, o zananlar + olmadığını, virüsün yeni bulaşmış olabileceğini mi gösteriyor?
Bu zamana kadar gerek mama gerekse takviye konusunda elimden geleni yaptım şu an 6 kg minik bir ayıyız. Ama yine de korkuyorum herhangi bir olumsuz durum oluşmasından. Sadece tek merak ettiğim hastalığın kaynağı. Bu konuyu derinlemesine araştıran biri olan sizin de fikrinizi almak istedim. Testlerde hata olabilir mi başka bir yere daha test yaptırmamı önerir misiniz?
Umarım kendimi açıklayabilmişimdir. Bugün test sonucunu öğrendiğimden beri kafamı toparlayamıyorum üzüntüden. Tüm minik canlarımız hep iyi olsa onlar hiç hasta olmasa keşke. Geri dönüşünüzü bekliyorum ve tekrar bu güzel yazı için teşekkür ediyorum.
Lösemi kısmı biraz yanlış anlaşıldı sanırım. Orada lösemi hastalığına maruz kalırsa denilmek isteniyor. Aşı esnasından verilecek zayıflatılmış virüsü kast etmiyor.
Aşıyı halsizlik olmadan geçirmesinin konuya dair bir şey ifade ettiğini sanmıyorum.
Kedinize iyi bakmaya ve gözlemlemeye devam edin, birçoğumuzunki muhtemelen pozitif.
Aynı zamanda sokaktan kurtardığım ve şu an başka bir evde baktığım bir kedi daha var. Bu kedinin ise coronavirus test sonucu pozitif çıktı.
İki kediyi bir araya getirmek, hayat boyu birbirlerine arkadaşlık etsinler istemiştim. Veteriner hekimime konuyu danıştığımda, “tavsiye etmem” dedi ve coronavirus taşıyıcısı kedinin mutlaka diğer kediye de bulaştıracağını söyledi. Buraya kadar her şey anlaşılabilir. Ancak veteriner hekimim coronavirus taşıyıcısı olan her kedinin olsa virüse bağlı minicik de bir sağlık sorunu yaşadığını söyledi. Bu sebeple negatif kedimin virus taşıyıcısı hale gelmemesi için her türlü önlemi almamı ve kedileri bir araya getirmememi salık verdi.
Yazınızda yer alan “virüsü ortadan kaldırır” ifadesi ile ne anlatılmak istenmekte? Bildiğim kadarıyla kediler ömür boyu coronavirus taşıyıcısı olup negatife dönemiyorlar.
İki kediyi bir araya getirme umudum kalmadı, bir çıkış yolu aramak için yazıyorum aslında. Zira sokaktan kurtardığım kediyi -yetişkin olması sebebiyle- bir kişi bile sormadı.
Sağlıklı günler dilerim.
Bahsettiğiniz kısımda veteriner hekim corona virüse karşı kedilerin bir süre sonra bağışıklık tepkisi kurduğu zaten ileriki yaşlarda da bu yüzden daha nadir fipe dönüş oluyor.
Bir veteriner hekim olmadığım için burada size yönlendirici bir yorum yapmak istemiyorum ancak muhtemelen kedilerinizin ikisi de pozitif.
Şuan bağışıklık artırıcı kendisinin özel ilaçlarını ve probiyotikler kullanıyoruz. Ama bir gözüne bu virüs çoktan vurdu. Oküler fip deniyor sanırım. Bir gözü böyle daha soluk, buğulu gibi. İnşallah sadece gözüyle kalır ve başka yerleri etkilemez. Napalım kör de olsa biz bakarız. Yeter ki o dolar bazlı ilaçlı durumlar olmasın. Ki şuanki ilaçlar bile maddi zorluyor. Gerçekten üzücü bi durum, keşke hiç bu virüs olmasa :/
Almanya'da yaşıyorum. Dün 6 aylık dişi kedime ıslak FIP tanısı konuldu. Almanya'da GS441524 ilacı yasal olarak satılmıyor. Türkiye'de veya Almanya'da ilacı nasıl temin edebilirim? Acilen bilgi verebilirseniz memnun olurum.