📋 İçindekiler
- Suzi'de Astım Olduğunu Nasıl Anladık? Kedilerde Astım Nasıl Fark Edilir?
- Veteriner Hekim Nasıl Kedimize Astım Teşhisi Koydu?
- Kedilerde Astım İçin Nasıl Bir Tedavi Uygulanıyor?
- Kedilerde Astım Ataklarının Azalması İçin Nasıl Önlemler Alınabilir?
- Son Astım Atağı Nasıldı? Suzan Şimdi Nasıl?
- Suzan Daha Önce FCV Atlatmış
- İki Tane Mikroçipi Varmış
- Mide ve Bağırsak Yangısı Çekiyormuş
- Amma uzun oldu değil mi?
- Sonradan gelen edit:
Suzan ve Cardın
Bu yazıda ''Kedilerde astım nasıl tedavi edilir?'' sorusunun cevabı olmayacak çünkü ben veteriner hekim değilim, olsam dahi tedavi süreci kediden kediye değişecektir. Ancak size bir güzel haber vereyim; ileride bloga yeni bir sekme ekleyeceğim. ''Kedi hastalıkları'' konulu bir ana başlığımız daha olacak. Orada sadece alanında uzman hekimlerle birlikte yazacağım yazılar, röportajlar olacak. Astım konusuna da yine bir veteriner hekim danışmanlığında gireriz. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz o zaman. Ancak yine okuyarak uygulayacağınız bir tedavi bulamazsınız çünkü veteriner hekim olmayan kimse bir kediyi tedavi edemez. ( Yani, benim okuyucum zaten bunları biliyor ama google'dan arama yapıp gelenler de olacağı için bu uyarıları yazmak zorunda kalıyorum.) Şimdi başlayalım bizim astım sürecimize;
Suzi'de Astım Olduğunu Nasıl Anladık? Kedilerde Astım Nasıl Fark Edilir?
Kuryeci adam bekleyen Suzan
Anlamadık :) Kedilerde astım belirtileri farklı şeylerle karıştırılabiliyor. Suzi ara ara öksürüyordu. Ben bu öksürüklerin tüy kusmaya çalışma olduğunu zannetmiştim. Suzan ara ara bu şekilde öksürüyordu ben de ''tüy kusmaya çalışıyor'' deyip malt veriyordum ancak hiç de tüy kusmuyordu ve öksürmeye devam ediyordu. Bir keresinde bu öksürük 2 gün üst üste oldu ve 3.günde nefes alışverişinin değiştiğini fark ettim, veteriner hekimimize göstermek için öksürüğünü ve değişen nefes alışverişini videoya aldım.
- Öksürüğü;
- Anormal olan nefes alışverişi;
- Zaten videoda da gördüğünüz gibi nefes alışverişi hiç normal değil ve genel vücut dilinden de keyifsiz olduğu belli. (Yalnız taktığım künye de eşek çanı gibiymiş :D)
- Nefes alışverişinin yandan görünüşünü de ekleyeceğim belki anlamanız daha kolay olur.
Veteriner Hekim Nasıl Kedimize Astım Teşhisi Koydu?
Bu kilim eve geldikten sonra 1 hafta üstünden kalmadı. En son kendisi de kilim kokuyordu.
Biz yukarıdaki şikayetler ve videolarla veteriner kliniğinin yolunu tuttuk. Hekimimiz şikayetlerimizi dinledi videolara baktı. Steteskopla ciğelerini dinledi, tıkanıklık var dedi. Astımdan şüphelendiğini söyledi ve teşhis koyabilmek adına kan değerlerine bakalım ayrıca röntgen çekip ciğerleri görelim dedi.
Suzi'nin kan değerleri oldukça normal hatta çok iyi çıktı. İlk çekilen röntgenini hala saklıyorum ancak röntgen üzerinden tam neler dediğini hatırlayamıyorum. Sadece ciğerlerin alt kısmının daha bombeli durması gerektiğini bizimkinin normalden daha düz bir çizgi şeklinde olduğunu söylediğini hatırlıyorum.
Ben yine de ilk çekilen röntgeni ekledim. Belki okuyanlar arasında anlayanlar da vardır.
Sonuç olarak veteriner hekimimiz bizim şikayetlerimizi dinledi, kendisi muayene etti, kalbini, ciğerlerini dinledi, kan testi yaptı, röntgen çekti ve sonuç olarak astım teşhisi koydu. Bu bizim veteriner hekimimizin izlediği yoldu, daha doğrusu benim gördüklerimdi. Belki o farklı bir şeye daha baktı ancak ben fark etmedim bile. Sadece kendi gözlemlerimi yazıyorum. Sizin hekiminiz, sizin kediniz için farklı bir yol izleyebilir. Belki ayrıca bir teste daha ihtiyaç duyabilir. Her hasta bireyseldir unutmayın. Yani, ''Bizim veterinerimiz karaciğer enzimlerine de baktı, fazladan para mı almaya çalıştı?'' diye düşünmeyin diyorum. Belki sizin kedinizde buna da bakılması gerekiyordur, benimkinde gerekmiyordur...
Kedilerde Astım İçin Nasıl Bir Tedavi Uygulanıyor?
Bizim Suzi çok sık astım atağı geçirmiyor. Geçen sene 2 kere bu sene 2 kere oldu. Geçen seneki iki atak arasında 5-6 ay vardı ancak. Bu sene iki ay üst üste oldu... (Buraya ayrıca gireceğim) Biz her atakta hemen veteriner kliniğine gidiyoruz artık. Çünkü geçen sene ikinci atağı geç fark ettik. Uzun saatler evde olmadığımız için sanırım bazı öksürükleri kaçırdık. Gece yarısı öksürük krizi oldu ve biz sabahı bekledik.
Sabah kliniğe gittiğimizde ilaçları uygulandı ve biz eve dönerken arabada Suzan'ın kalbi durdu yani tak diye taşıma çantasının içine yattı kaldı. Biz kalbinin durduğunu anlamadık ama öyle yatınca kliniğe geri döndük. Suzan'ı aldılar, orada ne yaptılar bilmiyorum ama tekrar kalp atışlarını kazandılar ve Suzan geri döndü. Birkaç saat yoğun bakımda tuttular, biz çıkarken bize kalbinin durduğunu söylediler. Ben o an o panikle hiçbir şeyi anlamadım zaten. Hayat aktı geçti ama ben kaldım yani. Şimdi düşündükçe gözlerim doluyor. Dolayısıyla artık gık dese hemen koşarak, 1 dakika bile ötelemeden kliniğe gidiyoruz.
But show
Kliniğe gittiğimizde ne yapılıyor? İlaç isimlerini size söylemeyeceğim ancak sınıflarını söyleyebilirim sanırım bu sakıncasız olur. Kortikosteroit ve diüretik iki iğne yapılıyor. Bu iğnelerden sonra nefes alışverişi kolaylaşıyor.
İkinci, büyük astım atağından sonra iki canım arkadaşım Suzi için nebulizatör yolladı. Nebulizatör sıvı formdaki ilaçları solunabilir hale getiren bir makine. Kendi hekimimize bunun kullanımını danıştığımda kediniz kullanmanıza izin verirse faydası olur dedi. Sesli bir alet ve sonuçta ağzına maske takmamız lazım bu yüzden zor. Suzan tabii ki kullandırtmadı. Bizim hekimimiz de özellikle kullanın demediği için ben burayı fazla zorlamamıştım. Ancak son ataktan sonra işler öyle değil. Onu da aşağıda anlatacağım.
Kedilerde Astım Ataklarının Azalması İçin Nasıl Önlemler Alınabilir?
Suzan'ın adam ayakkabısı aşkı
Astımı olan insanların alması gereken önlemlerden pek de farklı değiller aslında. Bize söylenen ve bizim uyguladığımız önlemleri ben madde madde yazayım belki aynı sorunu yaşayanlar varsa faydalı olabilir;
1- Suzi'nin stresten uzak kalmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bunu nasıl yapıyoruz? Mümkün olduğunca rahatını ve düzenini bozmamaya özen gösteriyoruz. Onu strese sokacağını tahmin ettiğimiz şeyler olmadan önce mesela, veteriner kliniğine gitmeden önce kalm vet gibi kedilere özel hafif bir sakinleştiricilerden veriyoruz. Evde çok yüksek ses, kalabalık vs olmamasını sağlamaya çalışıyoruz gibi...
2- Tozsuz kum kullanmaya çalışıyoruz. Bu konuda tam aradığımı bulamadım ancak Reflex Aktif Karbon, Mırmır Extra Strenght gibi kumların tozutması fena değil. Bir ara Aro kullanıyordum gerçekten çok tozutuyordu ve ikinci atağı bence o tetikledi.
3- Kapalı kum kabının tavanını kestim. Hem yine etrafa kum dağılmıyor hem de Suzi orada daha havadar bir şekilde işini görüyor :)
4- Evde sigara kullanmıyoruz, kullandırmıyoruz. Parfüm, deodorant vs sıkacaksak mümkünse camda ya da evin dışında sıkıyoruz. Oda parfümü, kokulu kum gibi şeylerden uzak duruyoruz.
5- Evi mümkün olduğunca sık süpürüp, toz almaya çalışıyoruz. Koltuk altları vs dahil.
6- Sık sık camları açıp evi komple havalandırıyoruz. Temiz hava almasını sağlamaya çalışıyoruz.
7- Evi temizlerken tuvalet ve mutfak dışında ağır deterjanlar kullanmıyoruz. Vegan deterjanlar, genelde sirkeli su, bazen arap sabunu ile temizlik yapıyoruz.
8-Salondaki halımızı değiştirdik. Astımlı insanlara daha uygun olan, mayk üretmeyen doğal jüt halı aldık. ( Evet, kediler halıyı fittikliyor ancak halı bozulmuyor. Yani ufak tefek deformasyonlar oluyor ancak jüt halıda zamanla zaten bu oluyor.)
Genel olarak evde temiz bir hava sağlamaya çalışıyoruz ve onu stresten uzak tutmaya çalışıyoruz.
Suzi'nin astım atakları, birçok astımlı kediye nazaran daha seyrek oluyor. Bu biraz da bizim bu önlemler konusunda dikkatli olmamız sayesinde.
Son Astım Atağı Nasıldı? Suzan Şimdi Nasıl?
Açıkçası bugüne kadar iyi gidiyorduk ancak geçen pazar işler biraz değişti. Öncelikle Suzan geceleri bağırmaya başladı. Bu daha önce de başımıza gelmişti. Beslenme sisteminde ani ve kesin bir dönüş yaptığımda geceleri bağırmaya başlamıştı. Daha sonra bu sebeple eski beslenmesine dönmek zorunda kalmıştık. Zamanla bu gece bağırmaları bitmişti. Ancak son 3-4 gündür geceleri yine bağırıyordu ve ben hiçbir anlam veremedim. Neden yani? Sonra pazar günü yine öksürmeye başladı zaten. Pazar olduğu için kendi hekimimize ulaşamadık. Öyle olunca başka bir yere gitmemiz gerekti. Etrafımda birçok insandan haklarında çok övgü dolu şeyler duyduğum için, bize de yakın olunca Zeytinburnu Veteriner Kliniği'ne götürdüm.
Orada Suzan'ı daha önce hiç muayene etmedikleri için, her şeyi baştan anlattım. Veteriner hekim de ayrıntılı muayene etti, ciğerlerde biraz tıkanıklık var ve kalp ritmleri de çok iyi değil dedi.
En son yapılan kan testlerinin ve röntgen çekiminin üzerinden de 1 seneye yakın süre geçtiği için tekrar kan testi yapalım, kalp enzimlerine bakalım, röntgen çekelim denildi.
Suzan Daha Önce FCV Atlatmış
Bu esnada ben de Suzi ile ilgili çözüm bulamadığım farklı bir konuyu daha danıştım. Suzi'de geçmek bilmeyen bir diş eti enfeksiyonu var. Bu konuda daha önce birçok tedavi denendi. İki farklı veteriner hekim muayene etti ama sonuç olarak ''bazı kedilerde olabilir'' denilerek konu bırakıldı. Bu sorunu anlattığımda veteriner hekim ağız muayenesi yaptı ve Suzan'ın dilinde bana eski bir yara gösterdi. Suzan muhtelemen sokaktayken ''Calisi virüs (FCV) atlatmış, bu da onun izi.'' dedi. Fcv atlatan kedilerde bu dil yaraları olur dedi. Çok şaşırdım. Daha önce böyle bir bilgi verilmemişti.
Burada biraz görünüyor gibi
Daha sonra kan testi incelendi. Karaciğerinde ve böbreklerinde sorun çıkmadı, kalp enzimlerinden bir tanesi yüksek çıktı ancak astım hastalığı olan bir kedide bu yüksekliğin beklenen bir şey olduğu, diğer kalp enzimleri ve röntgen ile birlikte değerlendirildiğinde kalbi için bir şey kullanmamıza gerek olmadığı söylendi.
İki Tane Mikroçipi Varmış
Röntgende bir şey daha fark edildi. Veteriner hekim, Suzi'ye 2 kere mikroçip taktırmışsınız dedi, birisi ensede birisi boynunda dedi.. Yine şoke oldum çünkü ben Suzan'a hiç çip taktırmadım. Çip numaralarını aldım ve kontrol ettim. Birisi vetnet sisteminde kayıtlı değildi. Diğeri kayıtlıydı, bilgi vs girilmemiş. Biz Suzan'ı yavruylarıyla geçici olarak aldığımız için kısırlaştırıp geri sokağa salacaktık güya. Bu sebeple kısırlaştırması için 1 ay önceden İBB Fatih Hayvan Hastahanesi'nden randevu almıştık, orada yaptırdık. Muhtemelen bir tanesi orada takıldı, bana bu konuda bilgi verilmemişti. Diğeri ise ya Suzan'ın önceden bir sahibi vardı, o taktırdı ya da onu da İBB Fatih'te yanlışlıkla yaptılar bilemiyorum. İnsan neler neler öğreniyor. Bu arada dönüp eski röntgene bakınca çiplerin orada da görüldüğünü fark ettim ancak bunu daha önce bize söylemediler.Mide ve Bağırsak Yangısı Çekiyormuş
Bu arada röntgende asıl şunları gördük; Evet, Suzan'da bronşiyal astım var ve ciğerlerin altındaki çizgi daha da düzleşmiş eskisine nazaran bu da ciğerlerdeki baskıyı gösteriyormuş ve bir de mide ve bağırsak yangısı varmış. Mide ve bağırsak duvarları kalınlaşmış. Bu yangının, iki ay üst üste gelen astım atağının, gece bağırmalarının stres temelli olduğunu söyledi veteriner hekim ve bana sordu; Evde durumlar nasıl? Bir değişiklik oldu mu? Evet, oldu. İkinci kedimizi sahiplendik ama araları iyi dedim. Bu sebeple olabilir ancak evde farklı şeyler de olabilir mesela bir eşyanın yerini bile değiştirmeniz onu etkileyebilir dedi. O zaman Müjgan'ın Suzan'ın çok sevdiği cam önündeki sepetinde yatması falan aklıma geldi. İkinci kedimi göndermemi önermesinden çok korktum açıkçası ama böyle bir şeye gerek yok dedi. Sadece evdeki eski düzenin devam etmesine yardımcı olun, onun yatağına yatmasın mesela dedi.
Tekrar elle muayene ederken, karın kısmındaki tüylerde seyrelme fark etti. Bu da insanların tırnaklarını yemesi gibi, sürekli yalanmaktan oradaki tüyler azalmış dedi..
Sonuç olarak reçetemiz şu oldu;
Stres durumunu azaltmak için takip edilmeli. Sakinleştirici kullanmaya devam edin.
Ağız durumu için bağışıklık güçlendirici kullanın.
Mide ve bağırsak durumu için gastro instestinal mamaya geçin.
Mide asiti için ... ilacını kullanın.
Haftada 1 nebulizatör ile .... verin, ilaç olmasa bile su buharı vermeniz bile faydalı olur. ( Sesli büyük nebulizatörleri kullanamazsanız küçüklerden alın dedi.)
15 gün sonra kontrol ve ayrıca astımı için 6 ayda 1 ayrıntılı muayene.
Amma uzun oldu değil mi?
Açıkçası zor birkaç gün geçirdik, geçiriyoruz. Suzan her zaman stresli bir kediydi. Müjgan'dan önce de böyleydi. Belki şimdi Müjgan onu daha da çok strese sokmuştur. Belki mide ağrısı yüzünden de stres olmuş olabilir ya da stres mide ağrısı yapıyor olabilir. Bilemiyorum... Neyse ki ayrıntılı ve güzel bir şekilde muayene oldu, tedavimiz belli. Biz bu tedaviyi harfiyen uygulamaya başladık. Umarım 15 gün sonra kontrolde çok daha güzel şeyler duyarız. Yine sizinle paylaşırım. Ufak bir uyarı yapmak istiyorum. Müjgan'ı sahiplendirmeyeceğim. Lütfen bana bunu sormayın.
Müjgan sorunun belki bir parçası olabilir, belki de de değildir.
Bu sorunu hep birlikte aşacağız çünkü o da ailemizden birisi.
Geçmiş olsun diyen herkese çok teşekkür ederim.
Umarım bizim sürecimiz aynı sorunları yaşayanlar için faydalı olur.
Şimdilik kediyle kalın,
Stressiz bir kediyle.
Suzan'ın sırça köşkü
Sonradan gelen edit:
Biz 15 gün geçmeden tekrar kliniğe gitmek zorunda kaldık çünkü üst üste 3 astım atağı daha oldu. İlaçlarımızda güncelleme yapıldı. Bu süreçte nebulizatörü de kullanamadığımızı ilettik çünkü bizdeki kompresörlüydü ve çok ses çıkartıyordu çalıştırdığımız anda suzan deliriyordu. Küçük el tipi nebulizatör almamız önerdi, onu aldık. N11'den 169tl'ye aldım.
Yine korkuyor ancak diğeri kıyaslanamayacak bir korku, en azından ilacını verebiliyorum.
Size de not olsun, sakın büyük sesli olanlardan almayın, muhtemelen sizin kediniz de çok korkar ve kullanamazsınız.
Bu arada canım suzi’ye bir çok şifalar gönderiyorum kalbimden.
Bu arada...
Hava temizleyici cihazlardan denediniz mi hiç? Ozonsuz hepa filtreliler..
benim kedim sunny’de Bronşit makinadan hava veriyoruz.veterinere götürürken Puset kafes şeklinde onu shiringe sardık ön tarafına da havlu koyduk (makinenin hortumunu pusetin içine)o şekilde havayı veriyoruz
Öncelikle çok geçmiş olsun. Bir vetterapist desteği almanızı öneririm. Prof. Dr. Veteriner Hekim Ebru Yalçın ve Veteriner Hekim Gökhan Durukan online olarak da destek veriyorlar. Size yardımcı olacaklarını düşünüyorum.
Sevgiler,
Suzi
6 aydır öksürük nöbetleti ile uğraşıyorum. Gitmediğimiz veteriner kalmadı. Ne var ki kullandığımız antibiyotik bittiği gibi 3 4 gün sonra öksürmeye başlıyor. Ödem atıcı iğneler işe yaruyor. Bundan sonra antibiyotik vermeyi düşünmüyorum.
Buraya kadar okuduysanız bizi takibe almayı unutmayın. İnstagram adresimiz
Hamurbey32 sağlıcakla kalın
Suzan için farklı bir şey yaptınız mı? Şimdi nasıl? Umarım her şey yolundadır… O güzel suratından benim yerime de öpün lütfen. Sevgiler
Her şeyden önce çok geçmiş olsun. Bronkolit teşhisiyle benzer semptomları yaşayan bir kedim var. Veteriner hekim bu hastalığın bir çaresi olmadığını ancak yaşam kalitesini yükseltmek için nebulizatör kullanabileceğimizi söyledi. Ancak bilimsel bir makalede okuduğum kadarıyla nebulizatörlere konulan ilaçlar solunurken buharın gözle teması ileride katarakt oluşumuna bile neden olabiliyormuş. Açıkçası kedinize maskeyi, buhar gözüne gitmeyecek şekilde nasıl kullandırabildiniz onu merak ettim. İtiraz etti mi yoksa kolay mı alıştı. Kompresörlü nebulizatörü alıp kediyi bir sepete hapsederek tedavinin yan etkisi göz rahatsızlığı olacak gibi görünüyor. Maskeyle mobil nebulizatör kullanmanın kediyi itiraz ettirmeden bir formülünü bulduysanız ve paylaşırsanız çok makbule geçer. Sevgiler.